Bu Blogda Ara

28 Şubat 2017 Salı

YENİ DOĞUM YAPAN ANNEYE SÖYLENMEMESİ GEREKENLER



Henüz yeni doğum yapmış elinde küçücük bir can, zaten afallamışsın ne yapacağını bilmiyorsun bir de etrafındakiler çal çene konuşuyor insanı hayattan soğutuyorlar. Konuşanlar yüzünden bildiğini de unutuyor insan! Bana söylenenlerden derlediklerim...

  • ·        Sütün yetmiyor mu?
  • ·        Emiyor mu?
  • ·        Aç bu çocuk aç ( omzuma koymuşum gazını çıkarmaya çalışıyorum)
  • ·        Çok küçük doğdu çocuğu beslememişsin kendin kilo almışsın (3440 doğdu 8 kg filan bekliyorlardı herhâlde)
  • ·        Mama verelim ( bide elinde paketle tedarikli gelmiş)
  • ·        Üşüyor bu çocuk ondan ağlıyor ( ağustos ayında doğdu çocuğu isilik yaptılar )
  • ·        Kucağa alıştırma ( benim kucağımdan alıyor kendi kucağına ❗️)
  • ·        Uyandırma aç olsa uyanır zaten (5 saattir uyuyor zaten açlıktan bayılacak çocuk❗️)
  • ·        Bizde çocuk büyüttük ( ama bu bebek daha tutmayı öğrenememişsin)
  • ·        Dur daha bunlar iyi günlerin!
  • ·        ooh senin ki ne ki benim sütüm fışkırırdı.
  • ·        Sütünde su gibi çocuğu beslemiyor dur mama verelim (tedarikli gelen teyze)
  • ·        Ağlasın bırak ciğerleri açılsın-sesi açılsın
  • ·        Sezaryen mi bu yeni neslin canı tatlı sancı çekemiyor hemen ameliyat ❗️( 12 saat sancı çektiğimi duyunca dumur oldu)
  • ·        Yıkanmış kıyafetlerini dışarı asma al basar
  • ·        Işığını 40 gün kapatma al basar seni de bebeği de
  • ·        Saçını keselim gücünü saçına verir‼
  • ·        Çalışmaya devam edecek misin ?



Daha da çoğaltılabilir örnekler sizlere neler söylendi?Ben bu yazdıklarımı defalarca duydum artık bir yerden sonra tepkisiz leştim. Allah yeni doğum yapmış anneye peygamber sabrı diliyorum ziraa katil olmamak elde değil.

Sevgiler,

25 Şubat 2017 Cumartesi

Neden Neden Neden ?



Neden insanlar başkalarının hayatına burnunu sokar ? Neden her şeyi kendine hak görür? Neden cevabını aldığında olayı başka yerlere taşır.? Neden haksız olabileceğini kabul etmez? Neden kendini kusursuz görür de karşısındakini aşağılamaya kalkışır? 

İnsan ilişkilerinde ikiyüzlülük, riyakarlık, yalancılık, yalakalık ne zamandan beri daha çok saygı görür oldu ben kaçırmışım.

Dürüst olmak erdem sahibi olmak her zaman kazandırır derdi babam. Yalan kötü bir  şeydi hani. Rüzgarın estiği yöne doğru tavrı kişiliği değişen insanlar ne zaman var olmaya başladı. Dürüst olduğum için daha önce bir kere çalıştığım şubeyi değiştirip sürgün ettiler. Başka bir iş yerimden sepetlendim. Aynen söylediğim gibi oldu bohçamı verdiler elime 6 yılım ,emeklerim hepsi heba oldu. Akıllandım mı tabii ki hayır dürüstlüğe devam dışlanmaya ötekileştirilmeye devam...

  Ailemde ( çekirdek ailemde) dürüstlüğe hep önem verdim eşimden bir şey saklamamaya özen gösteriyorum. Arada pembe yalanlar oluyor tabii daha dışarıda geziyor oluyorum ayy çok trafik var ondan geciktim diyebiliyorum. Onun harici önemli şeylerde hem o bana dürüst oldu hem ben ona dürüst oldum. Zamanında birbirimizi çok teste tabii tuttuk ve o testlerden başarıyla geçtik güven sağlam yani... Adam suratın niye asık ne oldu dediğinde anlatacağım tabii niye saklıyım o da bana anlatır babasına kızar anlatır abisine kızar anlatır benim babama kızar anlatır bazen sakinleştirir bazende yüreklendirirdim aynı şekilde savunurum da bunları şikayet dedikodu vs olarak görmem. Biz karı koca anne baba ve çok iyi arkadaşız. Bazen ezip büzüyorum ama adam da karizma sağlam kendine güven tam ezilmiyor :)  

    Sabır gösterip tahammül ettiğimiz insanlara artık tahammül edemeyeceğimizi anladığımızda konuyu açtık diyelim. Niye karşındaki insan kendini kusursuz görüyor. Bunu neden söyledin diye sordum mesela bunun karşılığında bana aileme bugüne kadar yaptığın iyilikleri sıralamak neyin nesi ? Sadece soruyorum bundan rahatsız oldum bana bunu neden söyledin. Cevap vermek yerine işin gücün yok galiba bunları kuruyorsun ne demek ? gerçekten bazen insanları anlamakta güçlük çekiyorum. insan ilişkileri beni yoruyor. Kimseyi istemiyorum hayatımda ne kadar çok insan o kadar  çok laf o kadar çok huzursuzluk demek benim için. Oysa bir kaç yıl önce  '' insana insan lazım bu hayatta'' diye düşünüyordum. 

Başıma bir şey geldiğinde hep geriye dönüp bir  hatam olup olmadığına bakarım. Geri de kimsenin kalbini kırdım mı kimsenin ahını aldım mı? Kimsenin hakkı  üzerimde kaldı mı ?
Böyle düşünürken yanlış mı yapıyorum diye de düşünmeden edemiyorum. Bıraksam hayatıma baksam kırılan kırılsın. Kimse beni kırdığında dönüp düzeltmeye çalışıyor mu hayır. Neyse  bu aralar kafam karışık...